Deri, insan vücudunu örten çeşitli katmanlardan oluşan canlı esnek ve vücudumuzu zararlı maddelerden koruyan bir yapıya sahiptir. Deride esnekliği ve gerginliği sağlayan yapı kollajendir. Bu kollajen maddeleri protein yapıdadır. Yaş ilerledikçe vücudun ürettiği proteinin kalitesinin azalmasına bağlı bu yapıların esnekliği ve gerginliği azalır. Vücut su miktarındaki azalma ile beraber vücudun çeşitli bölgelerinde sarkmalar ve kırışıklıklar meydana gelebilir.
Bu kırışıklık ve sarkmaların en çok görüldüğü yerlerin başında yüz bölgesi gelir. Başlıca göz etrafı, alın, dudak kenarları, burub kanadı ile dudak kenarı arası bölge, yanaklar ve çene sarklamaların en yoğun olduğu bölgelerdir. Yüz bölgesi sosyal hayatta insanlar arasındaki en farkedilen bölge olduğu için bu sarkma ve kırışıklıklar rahatsız edici boyutlara kadar ulaşabilir. Dahası insanlarda özgüven eksikliğine sebep olabilir.
Bu durum sosyal hayatta diyalog halinde olan insanın yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir. Son dönemlerde artan teknolojinin de etkisi ile bu kırışıklıklar ve sarkmalar için bir çok tıbbi müdahaleler geliştirilmiştir. Medikal ilaç tedavilerinin yanında cerrahi müdahaleler ile de bu kırışıklık ve sarkmalar giderilmeye çalışılmaktadır. Günümüzde bu müdahalelerden bir tanesi de dolgu tedavileridir. Daha çok yüz bölgesinde kullanılan bu dolgular hyalüronik asit içerir. Bu dolgular ile yüzdeki azalan elastikiyet ve hacmi bir ölçüde tekrardan kazandırılabilir. Bu sayede istenmeyen kırışıklıklar ve şekil bozuklukları da giderilmiş olur.
Hyalüronik asit dolguları günümüzde en çok rağbet gören yaşlanma karşıtı tedavilerin başında gelir. Hyalüronik asit vücudumuzun hücreler arası bağ dokusunun temel yapıtaşlarından olan glikozaminoglikan yapılarından sadece bir tanesidir. Doğal olarak vücudun her yerinde bu maddelerden fazlaca bulunur. Hyalüronik asit deride elastin ve kollajen proteinlerinin arasını doldurarak cildin esneklik ve gerginliğine çok önemli katkıda bulunur. Bu yapılar bulundukları lokalizasyona çevre dokulardan suyun geçişini sağlar ve ciltte suyun da etkisi ile önemli ölçüde dolgunluk ve nemlilik sağlar. Çizgi ve kırışıklıklar dolgunlaşır ve daha genç bir görünüm sağlar.
Dolgu maddesi vücudun temel yapılarından biri olan hyalüronik asit yapısında olduğu için herhangi bir allerjik reaksiyon gösterme ihtimalide çok düşüktür. Hyalüronik asit dolguları vücudun temel yapıtaşlarından olduğu için allerjik reaksiyon görülme ihtimali düşüktür. Uygulama küçük bir enjektör yardımı ile olur. Uygulama öncesinde cilde lokal anestezi içeren kremlerin sürülmesi işlem esnasında hissedilen acıyı da azaltacaktır. Bu topikal uygulama sonrasında lokal anestezinin etkisinin başlaması için 20-30 dk beklemek gerekmektedir.
Daha önceden bu dolguların kalıcılık süreleri 3 -4 ay ile sınırlı idi. Son dönemlerde ise 1 yıla kadar kalıcılık sağlayan dolgularda kullanılmaya başlanmıştır. Yapılan bölgeye göre bu kalıcılık değişmektedir. Hareketli olan bölgelerde daha az süre kalmakta, aksine hareketsiz bölgelerde 1 seneden fazla süre de kalabilmektedir. Bu dolgular yüzün bir çok bölgesinde rahatlıkla kullanılabilmektedir. Yüz bir bütün olarak değerlendirilmeli, dolgu işlemini yapacak hekimin tavsiyelerine muhakkak uyulmalıdır.
Aksi takdirde yüzde şekil bozukluğu gibi durumların ortaya çıkma ihtimali de olabilmektedir. Dudak, şakak, burun üzeri ve çevre dokularına, çene bölgesine, her iki kaş arasına bu dolgular rahatlıkla uygulanabilir. Bu sayede yüzde çok daha gergin, elastik ve genç bir gürünüm sağlanabilmektedir.
Gözle görülür asimetriler bu dolgular sayesinde kaybolmakta ve bu asimetrinin sebep olduğu psikolojik olumsuz sonuçlar çözüme kavuşturulmaktadır. Yüzde dolgu işlemi bir çok bölgeye yapılabilmektedir. Bazı insanlarda çene yapısı yuvarlak, kare veya w şeklinde olabilir.
Bu durumda daha sivri bir çene elde edebilme adına bu bölgeye hyalüronik asit dolgusu yapılabilir. Ne kadar dolgu yapılacağına hekim ile karar verilmelidir. Olması gerekenden fazla ya da az dolgu maddesi enjeksiyonu çene yapısının normal yapısından farklı bir görünüm oluşmasına neden olabilir. Ayrıca çene yapısı yüzdeki diğer bölgelerin görüntüsünü de etkileyeceğindan bu bölgenin estetik açıdan güzel görünmesi yüzde daha tatmin edici sonuçlar meydana getirecektir.Dudaklar da dolgu yapılan bir diğer yüz bölgesidir. Doğal, dolgun, simetrik dudaklar her kadın tarafından istenilen bir görüntüdür.
Bu bölgeye yapılan dolgu ile dudak kenarındaki kırışıklık da giderilmiş olur. Aynı zamanda dolgu içerisindeki nem dudağın nem ihtiyacını karşılar. Jawline olarak bilinen çene çizgisi bölgesine de dolgu yapılabilmektedir. Bu şekilde daha estetik ve çekici yüz görünümü kazanılabilir. Bu şekilde yüzdeki tombulumsu yapıdan kurtulmak mümkündür. Bu bölgeye yapılan hyalüronik asit dolgusu ile erkeklere de daha maskülen bir yapı kazandırılır. Bunun yanında gıdı bölgesineki fazla dokunun da görüntü olarak giderilmesi sağlanmış olur.