+90 532 461 59 97
MENÜ

Yüzde oluşan bu kırışıklık ve sarkmalar maalesef hastada bir takım problemlere yol açabilmektedir. Yüz yüze iletişimin çok önemli olduğu bu sosyal hayatta bazı insanlarda bu sarkmalar ve kırışıklıklar özellikle psikolojik olarak hastaları etkilemektedir. Hastaların özgüvenlerinde dahi eksiklikler meydana gelmektedir.

Bu hastalar medikal olarak bazı çözüm arayışı içine girebilirler. Bu bölgelerdeki kırışıklıklar için bilhasssa botoks veya dolgu tedavileri günümüzde kullanılmaktadır. Ne yazık ki bu tedaviler geçici süreliğine estetik açıdan olumlu sonuçlar vermektedir. Dolgu olarak kullanılan hyalüronik asit cilt altında en fazla bir yıl kadar botoks ise 6 aya kadar etkinliğini sürdürebilmektedir. 


Dolayısı ile bu tedavilerin tekrarlanması söz konusudur. Yaşla birlikte kolajen yapımındaki eksiklikler ve cilt altı sıvı kaybı nedeni ile bu sarkmalar daha da belirginleşmektedir. Maalesef su tüketiminin azlığı ve diyet düzensizlikleri bu kırışıklık ve sarkmaların daha da artmasına neden olmaktadır.

Bazı vitaminler özellikle C vitamini protein yapıdaki kollajen üretiminde önemli bir rol alır. Bu vitaminin eksikliği bağ dokusunun temel maddelerinden olan kollajenin yapısında bozukluğa neden olacak ve böylece cildin olması gereken gerginliği sağlanamayacaktır.

Bunun yanında bir çok vitamin ve mineral vücutta antioksidan madde olarak görev alır. Maalesef diyetle aldığımız vücuda zararlı oksidan maddeler bu vitamin ve mineraller sayesinde zararsız hale gelmektedir. Eksiklik durumunda zararsız hale gelemeyen oksidan maddeler aynı zamanda cilde de zarar vermekte, cilt bütünlüğünü bozmaya kadar varan çeşitli hastalıklara da yol açabilmektedir. 

Bu kırışıklık ve sarkmaların en çok görüldüğü yerlerin başında yüz bölgesi gelir. Başlıca göz etrafı, alın, dudak kenarları, burun kanadı ile dudak kenarı arası bölge, yanaklar ve çene, sarklamaların en yoğun olduğu bölgelerdir. Çeşitli medikal tedavilerle krem, botoks ve dolgu ile geçici düzelmeler sağanabilir. Ama cerrahi müdahaleler ile kalıcı tedaviler söz konusudur. Yüz germe ameliyatları ile ,kalıcı bir şekilde bu sarkma ve kırışıklıklar tedavi edilebilirler. Yüz germe ameliyatı çeşitleri ise kalsik yüz germe, orta yüz germe ve mini yüz germe ameliyatlarıdır. Bunların yanında boyun, alın ve kaş germek için yapılan küçük cerrahi girişimler de vardır. 

Genel itibarı ile yüz germe ameliyatlarının temel mantığı cilt ve cilt altı yağ ve bağ dokusunun sarkmış olan kısımları birbirinden tedbirli bir şekilde ayırma işleminin ardından sarkmış ve uzamış kısımların kesilerek tekrardan asılma işleminin yapılmasıdır. Özen ve tedibirli bir şekilde bu işlem yapılmalı çünkü işlem yapılan bölgede yüz kaslarına doğru giden ve bu kasların çalışmasını sağlayan sinirler bulunmaktadır. Bu sinirlerin zarar görmesi durumunda yüz kaslarının çalışması geçici veya kalıcı bir şekilde engellenmiş olacaktır. Bunun yanında cilde giden duyu sinirlerininde zarar görme ihtimali vardır. Bu durumda da geçici veya kalıcı bir şekilde duyu kaybı meydana gelebilir. Bu yüzden bu ameliyatlar güvenilir ve tecrübeli plastik ve estetik cerrahlar tarafından yapılmalıdır. 

Alın germe (frontal lift) ameliyatında kişinin kaş ve alın bölgesindeki derinin gerdirilme işlemi uygulaır. Açık veya endoskopik yöntem ile yapılabilmektedir. Kesi genellikle saçlı deri içinden yapılmaktadır.

Şakak germe (temporal lift) ameliyatında ise kişinin göz kenarı ve kaş kenarı cildi gerdirilir.

Orta yüz germe (midface lift) ameliyatında altgöz kapağından küçük bir kesi ile girilir. 


Cilt altı doku ve cilt kısaltıldıktan sonra askılama yapılır. Bu ameliyatla yanaklar üzerindeki cilt gerdirilmiş olur.Kalsik yüz gerdirme işleminde ise kulak ön sınırından başlayarak kulak arkası bölgesinden de kesi yapılır. Cilt ve cilt altı gerdirilerek asılır. Boyun germe ameliyatı ise çoğunlukla yüz germe işlemi ile beraber yapılır. Çene altından yapılan kesi ile cilt altı ve cilt altındaki dokular kısaltılır ve asılarak işlem tamamlanır. 

Mini yüz germe ameliyatında ise kesi sadece kulak ön tarafındaki cilt ile sınırlıdır. Lokal anestezi ve sedasyon denilen uyutmadan da yapılabilen bir işlemdir. Çene kenarı üzerindeki sarkıklıklar ve şekil bozuklukları da bu yöntemle ortadan kaldırılabilir. Iyileşme süresi normal yüz germe de ki süre ye göre daha kısadır. Kesi uzunluğu daha kısa olduğu için dikiş izinin ileriki dönemde görülme olasılığı daha az olacaktır. Ameliyat sonrası oluşabilecek morarıklık ve şikinlikler klasik yüz germeye göre daha az olacaktır. Bu ameliyat klasik yönteme göre nispeten daha genç yaşta yapılacağı için yara iyileşmesi sırasındaki sorunlar daha az oranda görülmektedir. 

Aynı zamanda ameliyat süresi de diğer yönteme göre daha kısa olacağı için ameliyat sonrası kısa vadede görülebilecek komplikayonların olma ihtimali daha düşük olacaktır. Bu ameliyat eğer lokal anestezi ve uyumadan yapılırsa aynı gün içerisinde hastaneden taburcu olunabilmektedir. Ama hastanın isteği doğrultusunda ertesi gün de taburcu olunabilir. 

Taburculuk sonrası pansuman temizliğine önem verilmeli ve tecrübeli kişilerce yara temizliği dikkatlice yapılmalıdır. Genel itibarı ile emilebilen dikiş kullanıldığı için dikiş aldırma işlemi olmayacaktır.Yara iyileşme süreci genel itibarı ile 3 haftada tamamlanır. Ama yüzün gerçek estetik şeklini alması 6 ay sürebilir. 

estetik cerrahi

Prof. Dr. Bekir Atik. Tüm Hakları Saklıdır.

Randevu Oluştur

Get Started MESAJ GÖNDER