Ben (Nevüs) vücudun herhangi bir yerinde mevcut, doğumsal ya da sonradan oluşabilen, derinin normal renginden farklı cilt lezyonlarıdır. Ama genel olarak doğum sonrası oluşur. Erişkin çağlardan sonra çoğu insan da 20-30 adet vücudun değişik yerlerine yayılmış halde nevüs mevcut olabilir ama bu benler genellikle çok küçüktür ve dikkatli bakılmadıkça pek görülmezler. İleriki yaşlarda görünür hale gelebilirler. Bazı doğumsal benlerden bazıları çok büyük olabilir. Bunlara Dev Konjenital Nevüs adı verilir.
Benler genel itibarı ile büyüklük, şekil, üzerindeki tüylülük ve yüzeyinin düzenli olup olmaması yönüyle çok değişiklik gösterirler. Renkleri açık kahverengiden siyaha dek değişmektedir. Bazılarının üzerinde tüy bulunmazken bazılarında çok kalın tüylenmeler olabilir. Yüz üzerindeki benler estetik açıdan bazen rahatsız edici olabilir.
Vücudun bazı yerlerindeki benler ise yıllarca rahatsızlık vermeden kalabilir. Nevüslerin ciltten farklı renkte olmalarının nedeni cildin epidermal tabakasındaki melanin hormonu üreten melanositlerin fazlaca birikimidir ya da fazla melanin üretimidir. Sonradan oluşan benler güneşe maruz kalma sonucunda oluşurlar.
Benlerde kanser riski doğuştan olanlarda daha fazladır. Bu kanserlerin içinde en fazla görüleni malign melanom denilen cilt kanseri türüdür. Bu kanser türü tüm dünyada görülme insidansı yan sıklığı hızlıca artmaktadır. Bu kanser cilt altına doğru ilerleyerek büyüyebilir. Bu ilerleme kanserin derecelendirmesi açısından önemlidir. Cilt altına ne kadar çok ilerlerse ve kan damarları, lenf sistemine ne kadar çok bulaşmışsa hayati riski o kadar fazla olacaktır.
Bu yüzden bu gibi durumlarda hekime erken dönemde başvurmak çok önemlidir. Eğer ben üzerinde renk artışı, kanama, büyüme ve kenarlarında düzensizleşme görülmesi durumunda hızlı bir şekilde hekime başvurulması gerekmektedir. Çünkü bu değişiklikler kanser başlangıcı belirtileridir ve erkenden müdahale edilmez ise telafisi zor bir döneme girilir.
Halk arasında bu benlere bıçak vurulmaması eğer bu benler kesilip alınırsa yayılır inancı gibi yanlış bir inanış şekli vardır. Bu tamamen bir hurafe olduğu gibi hastanın hayatını olumsuz etkileyebilir.
Çünkü bu durumlarda plastik cerrahı uzmanına başvuru gecikecek ve olası bir cilt kanseri durumunda geç kalınmış olunacaktır. Gerekli müdahale yapılmış olsa bile lezyon tamamı ile birlikte çıkarılamayacaktır.
Dolayısı ile lezyon içerde tekrardan büyüyecek, eğer kanserleşme var ise kan veya lenf sistemini kullanılarak vücudun değişik organlarına yayılma durumu denilen metastaz görülecektir. Bu gibi kötü durumların yaşanmaması için gerekli tıbbi tedvinin vakit geçirmeden yapılması gerekir.
Malign melanom gelişme riski genel popülasyonda %1.5’dur. Yani her 70 kişiden birinde hayatı boyunca bu kanser türüne yakalanma riski vardır. Günümüzde ozon tabakasının zarar görmesi ve insanların UV ışınlarına daha savunmasız bir biçimde maruz kalması bu riski maalesef arttırmaktadır. İnsanlar zaralı ışınlara maruz kaldığında hücresel yapılarındaki şifreler olan DNA yapılarında değişiklik denilen mutasyonlar oluşmaktadır. Bu mutasyonlar cilt hücrelerinde farklılıklara neden olarak çevre dokulardan çok farklı kanser hücrelerine dönüşebilmektedir.
Hali hazırdaki bu benlerin ciltten uzaklaştırılması için daha fazla tecrübelerinin olması ve estetik olarak görünümün daha iyi olması için Plastik Cerrahı uzmanına başvurulması gerekmektedir.Ben alımı tıbbı olarak uygun ve yeterli her ortamda yapılabilir. Bu işlem lokal anestezi ile yapılmaktadır.
İnce uçlu bir enjektör yardımı ile ben etrafına ve altına lokal anestezi verilir ve verilen ilacın etkisinin başlaması için bir süre beklenir. Daha sonra bir bistüri veya koter yardımı ile bu lezyonlar ciltten uzaklaştırılır. Ardından geride fazla izin kalmaması için estetik bir biçimde dikiş atılır. Genellikle oluşan lezyon primer kapatma için uygun olmaktadır.
Eğer lezyon çok geniş ise ve oluşan yara dudakları birbirine yaklaştırılamıyorsa cilt kaydırma işlemi denilen flep cerrahisi ya da deri yaması (deri grefti) ile lezyon kapatılır. Alınan Nevüs iyi huylu ya da kötü huylu olup olmadığının belirlenmesi amacıyla patoloji laboratuvarına gönderilir.
Patoloji sonucunda bu lezyonun kan damarlarına sıçrama gibi bir durumu var mı? Cilt altı lenf sistemine bu lezyona ait hücreler giriş yapmış mı? Eğer cilt altına lezyon inmişse ne kadar inmiş ve hangi seviye de? gibi sorulara yanıt verilir.
Eğer sonuç kötü huylu çıkarsa gerekli ek tedavilerin alınması gerekmektedir. Bu ek tedaviler arasında kemoterapi ve radyoterapi yer almaktadır. Bu tedaviler ile cerrahi olarak alınmayan veya vücudun diğer oranlarına sıçramış kanser hücrelerinin yok edilmesi hedeflenir. Bazı nevüsler zararlı değildir. Bu gibi nevüsler veya yüzde oluşan, çıkarıldıktan sonra estetik açıdan sorun oluşturacak benler lazer yardımı ile çıkarılabilmektedir. Bu işlemler Erbium Yağ ve Karbondioksit Lazerler yardımı ile olur.
Bu yöntemle dikişsiz ve tek seansta bu yöntemler ile alınabilir. İşlem sonrası normal sosyal yaşantısına da devam edebilir. Göz çevresindeki yağ kesecikleri de bu yöntem ile rahatlıkla alınabilir. Bu yöntemde de lokal anestezi kullanılmakta olup ağrı hissedilmemektedir. Ben alındıktan 4-6 gün içinde pembelik olmakta ve 1-2 ay içerisinde de bu pembelik kalmamaktadır. Bu yöntem derin cilt lezyonlarında kullanılmamaktadır.
Bu tarz lezyonlarda cerrahi olarak lezyon çıkarılmaktadır. Görüldüğü gibi ben alımı işlemlerinin vücuda hiçbir zararı olmadığı gibi aksine çok faydaları vardır. Bu yüzden vücuttaki herhangi bir lokalizasyondaki benlerin yüzeyinde renginde ve kenar düzeninde bir değişiklik saptandığında vakit geçirmeden plastik cerrahisi uzmanına başvurulmalı ve gerekirse bu ben ciltten uzaklaştırılmalıdır.