Meme Küçültme (Göğüs Küçültme) Ameliyatı

Meme “doğurganlığın, dişiliğin ve anneliğin” sembolü olan ve kadının sosyal kimliğinde önemli yeri olan bir organdır. Görüntüsünün dışında emzirme gibi işlevsel olarak da büyük önem taşıyan memeler, boyut ve şekil olarak her kadında farklılık gösterebilmektedir. Günümüzde meme estetiği adı altında yapılan estetik operasyonları içerisinde sağlığı da olumsuz etkilemesinden dolayı meme küçültme ameliyatlarının önemi büyüktür. Diğer meme ameliyatlarına göre sadece estetik amacı ile yapılmayan meme küçültme ameliyatları son zamanlarda plastik cerrahlar tarafından en sık yapılan estetik ameliyatları haline gelmiştir.

Meme Büyümesi Nedenleri

Meme küçültme ameliyatı diğer meme ameliyatlarından bir yönüyle ayrılır. Sadece psikolojik nedenlerle değil daha çok fizyolojik nedenlerle yapılan bir estetik ameliyattır.  Çünkü büyük memelere sahip kadınlarda boyun, sırt, bel ağrıları, duruş bozuklukları, terleme nedeniyle meme altında oluşan cilt sorunları, sütyen askıları nedeniyle omuzlarda oluşan bası izleri gibi bulgulardan birkaçı ya da hepsi bulunur. Meme büyümesinde genetik özellikler de büyük rol oynar. Bazı ailelerde genetik olarak memeler hep büyüktür. Önceden normal boylarda memelere sahip kadınlar kilo aldığında memeleri de büyüyebilir. Doğum ve emzirme memelerde büyümeye ve sarkmaya yol açabilir. Hormonal bozukluklar veya kullanılan ilaçlar meme büyümesine yol açabilmektedir.

Meme Küçültme Ameliyatı Nedir?

Eğer memelerde oransal olarak bir büyüklük söz konusu ise bu kişilerde hem estetik hem de fonksiyonel sorunlara yol açar. Büyük memeler göreceli olarak estetik görüntüsünü kaybedebilir.

Büyük memeler boyun, omuz ve sırt ağrısı oluşturur. Hatta bu durum postür bozukluklar oluşturup bu bozukluklar kalıcı hale gelebilir. İstenilen kıyafetlerin giyilememesi ve gözle görülen orantısızlık kadınların psikolojilerini olumsuz etkileyebilir.

Bu tür problemler meme küçültme ameliyatı ile ortadan kaldırılıp, kişi normal sağlıklı yaşamına daha kolay bir şekilde devam edebilmektedir.

Meme küçültme ameliyatında birçok tekniği kullanmamız mümkündür. Teknik seçiminde bazı kriterler göz önünde tutulur.

  • Memenin hacmi
  • Memenin sarkıklık durumu
  • Meme dokusunun yoğunlu ve pozisyonu
  • Hastanın yaşı
  • Ameliyattan sonra gebelik beklentisi olup olmayacağı
  • İzlerin hangi pozisyonda kalmasının istendiği
  • Sigara öyküsü
  • Kullanılan ilaçlar ve alışkanlıklar

Bu faktörler meme küçültme ameliyatlarında başarıyı etkileyen kriterlerdir.

Bütün tekniklerde esas kriter, meme ucunu göğüs duvarına bağlayan pedikül denilen yapının nerde olacağıdır. Üstte, altta, yanda, tamamında veya oblik olabilir. Bu bağlantı, kan damarlarını duyu sinirlerini ve süt kanallarını içerir.

Memeden çıkarılacak doku miktarı bu bağlantı korunarak yapılır. Daha sonra kalan doku çıkarılır.

Ne kadar fazla doku çıkarılırsa çıkarılsın bu yapı korunmalıdır ki, hem meme başı canlı kalsın hem de süt verme ve duyu fonksiyonları bozulmasın. Bütün tekniklerde ortak özellik meme başının yeni yerine taşınmasıdır. Kişinin boyu ve beden yapısı göz önünde tutularak meme başı boyun altındaki kemik çentiğinden 19-24 cm mesafede ayarlanarak oraya asılır. Bundan sonraki aşama asıcı bağ yerine geçecek ip (sütür)lerle meme dokusunun göğüs kafesine sabitlenmesidir. Böylece memenin zamanla sarkması geciktirilir. Daha sonra diğer dokular birleştirilir.

Son olarak ameliyat öncesi nasıl planlanmışsa, iz (skar) ya ters T ya da İ (lolipop) şeklinde kalacak şekilde dikişler tamamlanır.

Ameliyat Ne zaman Yapılmalıdır?

Meme küçültme estetik ameliyatı meme gelişimini tamamlamış ve ameliyata engel bir durumu olmayan her kadına yapılabilir. Büyük memeler uzun vadede duruş bozukluğuna, meme altında pişik ve yaralara bununla birlikte ergenlik döneminde ciddi psikolojik problemlere neden olmasından dolayı olabilen en erken dönemde bu ameliyatın yapılması gerekmektedir. Vücut gelişiminin tamamlandığı 18 yaş civarı ameliyatın yapılabileceği en erken dönemken üst yaş sınırı, kişinin ameliyata uygunluğu belirlemektedir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Meme küçültme ameliyatı olmayı düşünen kişiler bu konuda bilgi almak için bir plastik cerraha başvurmalıdır. İlk muayenede beklentiler detayları ile anlatılması, olası riskler tartışılmalıdır. Bu muayene esnasında memelerin büyüklüğü, şekli, derinin durumu, yaş, evlilik ve çocuk sahibi olunup olunamayacağı, meme başının yeni yeri vb. durumlar kişi ile paylaşılacaktır. 

Ameliyat öncesinde yüksek tansiyon, sigara, ilaç alışkanlığı, şeker hastalığı gibi durumlar hakkında hekim bilgilendirilmelidir. Hastanın yaşına göre gerekirse ultrasonografi veya mamografi ameliyat öncesinde yaptırılabilir.

Ameliyat için gerekli tetkikler aynı gün ameliyat öncesinde hastanede yapılabilmektedir. Ameliyat öncesinde hastaya uygun olarak seçilmiş tekniğe göre memede çizim ve planlama yapılmalıdır. Bu çizimler ameliyatın hızlıca tamamlanabilmesi için oldukça önemlidir.

Meme Küçültme Ameliyatı Teknikleri  

Memelerin büyüklük ve sarkıklığına bağlı olarak değişen ameliyat teknikleri mevcuttur. Bu tekniklerden hangilerinin kişi için en uygunu olduğuna hekim muayeneler sırasında yaptığı bazı ölçümler ile karar verecektir.

  1. Meme ucu greft tekniği:

Bunlardan birincisi çok büyük memelerde uygulanan meme ucunu alıp memeyi küçültüp daha sonra yeni meme ucu oluşturmakla yapılan bir tekniktir.

Bu teknikle çok fazla meme dokusu alınabilir ve meme istenilen kadar küçültülür, ancak meme ucunda duyu kaybı olur ve süt veremez. Çok fazla tercih edilen bir yöntem değildir.

  1. Flep tekniği:

Bu teknikte meme ucu ve meme dokusu canlı olarak korunup, fazla doku çıkarıldıktan sonra meme ucu yukarılara taşınır. 

Meme dokusu ya yukarıdan beslenen ya orta hattan ya da aşağıdan beslenen şeklinde dizayn edilebilir. Bu tekniklerde çoğu zaman meme dokusu korunduğu için kişiler süt verebilir ve meme ucunda duyu kaybı olmaz ya da çok az olur.  

Ameliyat Sonrası Dönem

Ameliyat ortalama 2-3 saat süre ile genel anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyattan bir gün sonra hasta hastaneden çıkabilir ve 7-10 gün sonra normal hayata dönebilir. Meme küçültme ameliyatı çok ağrılı bir ameliyat değildir, oluşacak ağrılar verilen ağrı kesici ilaçlarla kolaylıkla kontrol altına alınabilir. 

Ameliyat sonrasında oluşacak küçük  kanamaları ortamdan uzaklaştırmak için drenler kullanılmaktadır. Bu drenler genellikle ameliyattan 1-2 gün sonra hekim tarafından çekilir.

Meme küçültme ameliyatlarında mutlaka iz kalır ve bu izler çıkarılan doku miktarına göre ve kişinin genetik özelliklerine bağlı olarak değişik oranlarda olabilir. Zamanla izler küçülür hatta belli belirsiz hale gelir. 

Meme küçültme sonrası ödem ve şişlikler olması normaldir. Bunlar hastanın iyileşme süresine göre ortalama 3-4 hafta içinde kendiliğinden azalarak bitecektir.

Meme Küçültme Ameliyatı Sonrası Emzirme Fonksiyonu

Günümüzde uygulanan tekniklerin hemen hepsi süt verme özelliğini korumaya yönelik olsa da bu olasılık genellikle %80-90’dır. Az da olsa süt verememe ihtimali vardır. Bu tamamen çıkarılacak dokuyla orantılı olmakla birlikte bazende fibrozis dediğimiz kanallarda yapışıklık ve tıkanma nedeniyledir.  Sonuçta meme küçültme ameliyatı sonrası yeni bir gebeliğin planlanmıyor olması daha çok tercih edilen bir durumdur.

Sık Sorulan Sorular

Meme küçültme işlemi sırasında süt bezlerine hiçbir zarar verilmez kişi istediği zaman hamile kalabilir ve süt verebilir.

Meme küçültme ameliyatları genç kızların ergenlik dönemlerinin bitiminde büyüme ve gelişme tamamlandıktan ve meme dokusunun son şeklini aldıktan sonra yani 18 yaş civarında yapılan bir ameliyattır.

Meme büyüklüğünde estetik bozukluğunun yanı sıra daha da önemli olan fonksiyonel bozukluk kişide ciddi sağlık problemlerine yol açar. Bunlar ;

  •  meme büyüklüğüne ve aşağı doğru sarkık pozisyonu kişide ciddi bel sırt ve omuz ağrılarına neden olur hatta ileri ki dönemler de boyun fıtığına neden olabilir.
  • memenin alt tarafında ki bölgenin sürekli nemli ve havasız kalmasından kaynaklı olarak pişikler hatta uzun süre de mantar problemleri olabilir.
  • büyük memelerin ağırlığına bağlı olarak sütyenler omuzları keser ve o bölgede ki kaslara da zarar verir.

Her cerrahi operasyonda olduğu gibi meme küçültme de de belli oranlar da bir iz kalması söz konusudur. Bu izler kişinin göğüslerinin büyüklüğüne yapısına bağlı olarak değişir. Fakat kalan izler 6 ay ile 1 yıl arasında bir sürede önemli ölçüde azalacaktır. Bu süreçte hekiminizin önerdiği kremleri kullanarak bu izleri en az seviyeye indirebilirsiniz.

Meme küçültme ameliyatında asıl amaç fazla dokuyu çıkarıp memeyi  küçültmektir. Ancak her meme küçültme ameliyatından sonra meme kendi içerisinde toparlanıp dikleştirme yapılması zorunludur.

Göğüslerde ne kadar küçülme elde edilebileceği her hasta için farklıdır. Hastanın genel vücut ölçüleri, omuz genişliği ve göğüs çevresinin ölçüsü hesaplandıktan sonra memeler hastanın vücut ölçüleriyle en orantılı olacak şekilde küçültülür. Ameliyattan sonra doğum yapmayı ve emzirmeyi düşünen hastalarda süt bezlerinin korunması gerektiği için memeler belli oranda küçültülebilir.

Göğüslerin ne kadar küçültüleceğine muayenede hastanın istek ve beklentileri doğrultusunda ve doktorun tavsiyeleriyle ortaklaşa karar verilir.

Her cerrahi operasyon risk taşır. Bu riskler uygulanacak teknik, hastanın sağlığı, hastalığın boyutu, müdahale büyüklüğü ve daha birçok nedene göre farklılık gösterir.

Göğüs küçültme riskleri liste halinde aşağıda belirtilmiştir.

Kanama: Göğüs küçültme ameliyatı sırasında ve sonrasında ameliyat alanlarında kesi yapılacağı ve doku çıkartılacağı için kanama olması normaldir. Bu yüzden ameliyat öncesi hastaya detaylı kan testi yapılmalıdır vekan kaybı miktarına göre hastaya kan verilmesi gerekebilir.

Enfeksiyon: Göğüs küçültme ameliyatlarından sonra tüm meme bölgesinde kızarıklık, şişlik, akıntı ve ödem olabilir, enfeksiyonu önlemek veya gidermek için antibiyotik kullanımı genelde yeterli olur. Bazı enfeksiyonlarda doktor kararıyla hastanede kalış süresi uzatılabilirve enfeksiyon tedavisi gerçekleştirilir.

Yağ nekrozu: Ameliyat sonrası meme bölgesinde sarımsı renkte akıntı oluşturabilen ve bir süre devam etme ihtimali olan yağ nekrozu görülebilir.

Hematom: Meme küçültme ameliyatı sonrasında meme dokusu altında hematom (kan birikmesi) olabilir. Bu durum bazen cerrahi müdahale gerektirebilir.

Asimetri: Meme küçültme ameliyatları özenli ve iyi hesaplanarak yapılmadığında iki meme arasında büyüklük ve oran farkı oluşabilir. Göğüs küçültme ameliyatı sonrası asimetri veya beklenmeyen sonuçlar alındığında revizyon cerrahisi ile göğüsleri düzeltme gerekebilir.

Skar: Ameliyat sonrası ilk dönemde hastada belirgin skar (yara izi) oluşumu normaldir. Yara izlerinin renkleri zamanla değişecek ve neredeyse görünmez hale gelecektir. Kişinin genetik özellikleri ve iyileşme sürecine bağlı olarak kalacak izlerin miktarı farklılık gösterir.

Sensitivite:
 Meme küçültme ameliyatı sonrası meme ucundaki duyuda azalma veya tamamen duyu kaybı gözlenebilir. Duyu kayıpları genellikle 3-12 ay arasında eski haline döner.

Geç iyileşme: İyileşme süreci her kişide farklıdır. Bazı hastalarda göğüs küçültme ameliyatı sonrası yaralar geç iyileşebilir. Yaraları geç iyileşen hastaların pansuman ile takibi gerçekleşir.

İzlerin şekli ve yerleşimi meme küçültmede kullanılan teknik ile değişmektedir; Ameliyattan sonra 3 çeşit iz olabilir;

  • Meme başı ve çevresinde
  • Meme başından aşağıya doğru inen bölgede dikey bir iz
  • Meme başından aşağıya doğru dikey veya göğüsün alt bölgesinde yatay bir iz görünebilir.

Ameliyat sonrası 6 ay ile 1 yıl arasında izler belli belirsiz bir hale gelir, rahatsızlık veren görünüm ortadan kalkar.

Elbette ki dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ağır egzersiz ve spor aktivitelerinden kaçınmaktır. Sanıldığının aksine hızlı ve kontrol edilebilir hafif ağrılarla geçen bir iyileşme süreci vardır. Meme küçültme ameliyatları sonrası hastanede kalış süresi 1 ya da 2 gündür. Ameliyattan sonra 3-4. Günde duş alınılabilir bir hafta istirahat yeterlidir.

Büyük göğüslü kadınlar hem estetik hem de sağlık problemleri yaşamaktadır. İstenilen kıyafetlerin giyilememesi, sırt ve omuz ağrıları gibi problemler büyük göğüslü kadınları hem psikolojik hem de fiziksel açıdan olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden kadınlar göğüslerini küçültmek için yollar aramaktadır. Başlangıçta cerrahi yöntemlerden kaçınan kadınlar alternatif yollara başvurur. Göğüs küçültme için internet ve sosyal medyada dolaşan reklamlar ve asılsız yorumlar ile birçok faydasız ürün ve hizmetlerin tanıtımı yapılmaktadır. Fakat göğüs küçültmek için kalıcı ve kesin çözüm cerrahidir. Ancak göğüsler kilo fazlalığından dolayı büyükse kilo verme ile bir miktar küçültme sağlanabilir.

Göğüs küçültme için yapılması gerekenlerin başında uzman bir doktora başvurmak gelir. Doktor muayenesinde hasta beklenti ve isteklerini doktor ile paylaşır ve doktor uygulanabilecek tedavileri hastaya sunar ve ortak bir karar alınır.

Meme küçültme ameliyatı sırasında fazla dokular çıkarılarak kalan meme dokusu tamir edilerek toparlanır. Ancak ileriki zamanlarda alınıp verilen kilolara bağlı olarak meme dokusunu tutan bağ dokularında tekrar bir gevşeme ve buna bağlı olarak bir miktar sarkma meydana gelebilmektedir.

Ameliyattan sonra alınıp verilen kilolar ve yapılan doğumlar meme dokusunun tekrar büyüyüp küçülmesine ve sarkmasına neden olabilir. Bu sebep ile yakın zamanda hızlı ve çok miktarda kilo verme planlanıyor ise ameliyat bundan sonraya ertelenmelidir.

 Ameliyat sonrası ilk zamanlar göğüs uçlarında ve insizyon hattında bir miktar his kaybı oluşabilir. Bu normal ve geçici bir durumdur.

 Meme küçültme ameliyatı sonrası 1 gece hastanede kaldıktan sonra hasta evine taburcu edilir. Taburcu olduktan sonra ilk gün istirahat a dikkat edilmelidir. Bunun yanı sıra verilen ağrı kesici ve antibiyotikleri düzenli olarak kullanmalıdır. Pansumanlara dikkat edilmeli ve ilk 3 hafta kolları zorlayacak ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır.

Meme küçültme ameliyatı çıkarılacak meme dokusuna bağlı olarak 2-4 saat sürmektedir.

 Ameliyat sonrası 2. Ve 8. Günlerde yapılan pansumanlarda hasta detaylı olarak kontrol edilir. Bunun sonrasında kişi ılık duş almaya hafif yürüyüşler yapmaya başlayabilir. Kalan kontrollerin sıklığı kişinin durumuna ve iyileşme sürecine bağlı olarak uzayıp kısalabilmektedir.

Göğüs küçültme ameliyatı sonunda göğüslere verilen şeklin kaç sene korunacağını söylemek zordur. Bu hastanın yaşına, kalıtsal özelliklerine, cilt özelliklerine bağlı olarak değişmektedir. Ameliyat sonrası alınıp verilen fazla kilolar meme dokusunu tutan bağ dokularının gevşemesine neden olabilmektedir.

Yapılan doğumlar ve alınıp verilen fazla kilolar sonrası göğüsler sarktığı gibi vücudun farklı bölgelerinde de sarkıklıklar meydana gelebilmektedir. Tek bir ameliyatta göğüslere müdahale edilebildiği gibi vücudun diğer bölgelerine de karın, kol ve bacağa da müdahale edilerek kombine estetikler yapılabilmektedir.

Tüm cerrahi ameliyatlar öncesi detaylı anestezi muayeneleri yapılmaktadır. Bu muayenelerde kişinin anestezi alıp alamayacağına karar verilmektedir. Sahip olunan sağlık sorunlarının ameliyata engel olup olmadığı da yapılan muayeneler ve tahlil tetkikler ile belli olmaktadır.

Her cerrahi operasyon sonrası yapılan insizyonlara bağlı olarak belli bir iz kalmaktadır. Ancak bu izler zamanla soluklaşıp görünürlüğünü önemli ölçüde yitirmektedir. Bu aşamada yapılan dikkatli pansumanlar ve iyileşme döneminden sonra kullanılan nemlendirici kremler ile bu izlerin iyileşme aşaması hızlandırılabilmektedir.

 

Rating: 5.0/5. From 1 vote.
Please wait...